Küçük yaşlardan itibaren düşünmeyi ve araştırmayı seven bir zihin yapısının bir yansıması olarak; profesyonel kariyeri olan Ağız, diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlığı'nın yanısıra geleneksel çin tıbbı, astroloji, felsefe, psikoloji, kuantum fiziği gibi pek çok farklı ilim- bilim dalıyla ilgilenmiş ve bu alanlarda eğitimler almıştır.
Bilginin en yüksek hızla güncellendiği bu çağda, insanoğlunun, evrenin sonsuz bilgisini kuşatmasının imkansızlığını idrak etmiş olmanın verdiği farkındalıkla hâla her gün okumakta ve eğitimler almaktadır.
Bu sitede yer alan içeriklerle; düşünce dünyanızı genişletmenize, evrene ve kendi öz varlığınıza olan bakışınıza bilginin ışığıyla katkıda bulunmayı ve faydalanabileceğiniz şifa yöntemleri konusunda rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.
Unutmayın; iyileşme umudun getirdiği ışıkla başlar:) Sevgiler

İnsanın yaşam yolculuğunda edindiği bütün etiket ve kimliklerin sadece öz varlığının üzerine giydiği birer elbise misali geçici ve değişken olduğunu düşünsem de, zihin dünyasında etkileşim kurabilmek ve sizlerle paylaşabileceklerimizin niteliğini belirtmek adına bir özgeçmiş yazmak gerekiyor.
Dünya gezegeninin 3 boyutlu gerçekliğine gözlerimi 1987 yılının güneşli bir gününde açtım. O dönemin çocuklarından olmanın şanslı getirisi olarak gayet geleneksel bir ev ortamında, normal doğum deneyimiyle dünyaya geldim. Henüz küçük bir çocukken içimdeki o sınırsız hayal dünyasının yarattığı alternatif gerçeklikle hep temas halindeydim. Herkesi kendim gibi zannettiğimden 'diğerleri'nin benim tepkilerimi ya da iletişim kurma şeklimi farklı bulmaları buruk bir his yaşatırdı. Bu günün astroloji bilgisiyle bunun doğum haritamdaki Chiron'un İkizler burcundaki yerleşimiyle ilgili olduğunu görmek ve yaşamımızda bize ait olduğunu sandığımız ve 'iyi-kötü yönleriyle' sahiplendiğimiz her şeyin tam da bu şekilde tıkır tıkır işleyen evrensel bir mekanizmanın sonucu olduğunu bilmek insanı gülümsetiyor.
Her birimiz yaşama seçim yapmaksızın geliyor, içinde bulunduğumuz aile, toplum, ülke ve hatta gezegenin morfogenetik ve enerjetik kodlarıyla kendi özümüzde olanın harmanlandığı bir varoluş ortaya koyuyoruz. Henüz küçücük bir kızken ve çevremde bu mesleği yapan biri yokken, beyin cerrahı olmak istemem, sonrasında aynı enerjinin ilkokuldan liseye uzanan süreçte bir mücadele ve takım oyunu olan basketbol oyunculuğuyla açığa çıkışı ve nihayetinde bu enformasyonun 'Çene Cerrahisi Uzmanı' olmama kadar uzanan yolculuğu işte bu bahsedilen enerjinin tezahüründen ibaretti. Daha sonra 9. evdeki Jüpiter'in ve bazı ek durumların da etkisiyle kolaylaşan akademisyenlik hayatını takip eden süreçte Uranüs gezegeninin kariyer evimdeki 7 yıllık transiti; hem kendi varlığımı bilme yolculuğumu tetikledi hem de mesleki etiketlerimi ve kurduğumu sandığım stabil düzenleri sürekli yıkıp yenileyerek tasavvuf, geleneksel Çin tıbbı, astroloji eğitimleri almama ve buna dair pek çok zenginleştirici deneyime vesile oldu.
Bu bağlamda yaşamımın 40'lı yıllarına adım attığım bir dönemde, bu güne dek dışarıdaymış gibi izlesem de aslında kendi özüme doğru yaptığım yolculukta karşıma çıkan sayısız kaynaktan alarak kendi varlığımda özümsediğim bilgileri özgün bir sentez halinde ortaya koyup, yaşam yolculuğumda yolumun kesiştiği insanlara faydalı olması amacıyla paylaşımda bulunmaya karar verdim.
Bu amaçla kurulan bu mecrada, akademik veya amatör düzeyde temasta bulunduğum bütün bilgi alanlarından harmanlayarak kalbimin rengine boyadığım kelimelerle ifade edeceğim makaleler yayınlamayı düşünüyorum. Ayrıca ilerleyen dönemlerde profesyonel anlamda yürütmekte olduğum hekimlik ve astroloji ilminin de sentezi sonucu ortaya koyacağım çalışmalarla insanlara hem medikal hem de astroholografik prensipler ışığında eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmayı hedefliyorum.
İlk adımlarını atmakta olduğum bu yolculukta yollarımızın iyilik üzere kesişmesi dileğiyle... Sevgi ve ışıkla kalın...


Blog post 1- Nisan 20, 2026
Ayın evrelerinin dünya ve insanlar üzerindeki etkileriyle ilgili gözleme dayalı birçok inanış bulunmaktadır. Ayın en belirgin etkisi, dünya üzerindeki su kütlelerinde yarattığı gelgitlerdir. Bu etki, ayın evrelerine göre değişir; yeni ay ve dolunay zamanlarında gelgitler daha güçlü hissedilirken, ilk ve son dördün evrelerinde daha zayıf gelgitler yaşanır.
Astrolojik olarak, ayın dünya ile olan döngüsel hareketlerinin bazı evrelerinin volkanik ve sismik durumları tetiklediği bilinmektedir. Özellikle dolunay ve yeni ay zamanlarında, ayın kütle çekiminin en güçlü olduğu dönemlerde volkanik patlamalar ve depremler gibi sismik aktivitelerde artışlar rapor edilmiştir. Ancak bu bağlantı henüz kesin olarak kanıtlanmamış ve tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir.
Ayın kozmik etkilerinin yanı sıra toplumlar üzerinde sosyoekonomik etkileri de vardır. Geçmişte birçok topluluk yaşamlarını ay takvimine göre düzenlemiş ve doğayla uyum içinde yaşamışlardır. Bu toplumların tarım yöntemleri, ekim, dikim ve hasat zamanlarının ayın evrelerine göre belirlenmesiyle verimliliği artırmayı amaçlamaktadır.
Gezegenlerden gelen etkilerin yanı sıra, insan vücudunun yaklaşık %70'inin su olduğu düşünüldüğünde, insanların bu etkilerden etkilenmemesi beklenemez. Kişisel gözlem ve deneyimlere dayanarak, insanlar üzerinde uyku düzeni, ruh hali, bedensel ve hormonal döngüler gibi farklı yönlerden etkilerin ortaya çıktığı bilinmektedir. Özellikle dolunay zamanlarında bazı insanlarda yang enerjisinin artmasıyla birlikte uykuya dalmada güçlük çekme veya huzursuz uyuma gibi durumlar yaşanabilir.
"Ay çarpması" veya "lunacy" gibi terimler, ayın evreleriyle insan davranışları arasındaki eski inanışları ifade etmektedir ve bu kelimeler kökenini ayın Latince adı olan "luna"dan alır. Dolunayın, bazı insanlarda sinirlilik, anksiyete, depresyon veya daha agresif davranışlara neden olabileceğini bilmek, bu dönemde herkesin gergin olabileceğini göz önünde bulundurarak sükunet ve yavaş hareketler ile bu kaotik durumlardan koruma sağlayabilir. Ayrıca, dolunay zamanlarında suyla temas etmek, tuzla vücudu ovmak, dua ve sakinleştirici pratikler faydalı olabilir.
Ayın etkilerine dair bir başka görüş, üreme ve doğurganlık üzerinde olumlu etkileri olabileceğidir. Bazı kültürlerde, ayın kadınların rahmi ve adet döngüsüyle ilişkili olduğuna dair inançlar mevcuttur. Hatta çocuğun cinsiyetinin bile cinsel birleşmenin gerçekleştiği ayın fazlarına göre belirlendiği yönünde çalışmalar bulunmaktadır.
Sonuç olarak, dünyamızla sıkı bir ilişki içinde olan Ay’ın doğasını ve döngüsel enerjilerini anlamak, yaşamımızda bu enerjileri faydalı ve etkili bir şekilde kullanmamıza olanak tanıyabilir. Aşağıda hicri takvime göre ay fazlarının enerjilerini ve bu enerjileri nasıl kullanabileceğinize dair hazırladığım rehber ile yaşamınızda bu enerjileri en etkili biçimde kullanmanıza yardımcı olmayı amaçladım.
Bu döngülerin yeni bir iş kurmaktan, bir ilişkiye başlamaya, çiçek ekmekten, saç kesim tarihi belirlemeye, ameliyat ve cerrahi işlem zamanlarını belirlemeye kadar yaşamın her alanına uygulanabilecek genel bir şablon olduğunu belirtmek isterim.
Faydalı olmasını dilerim. Sevgiyle kalın.
**AYIN EVRELERİ VE ENERJİNİN DEĞİŞİMİ**
Hicri takvim, ay döngüsüne dayandığı için, hicri günler ve ay evreleri arasında doğrudan bir ilişki vardır. Hicri ay, yeni ayın görülmesiyle başlar. Ay evreleri ile hicri günler arasındaki kesin eşleşme, aylara göre hafif farklılıklar gösterebilir.
**YENİ AY FAZI:**
Hicri 1. Gün;
**BAŞLATMA**
Saf, şekillenmemiş enerji
Yeni başlangıçlar için düşünsel süreç
Ekilecek tohumların belirlenmesi (iş, ilişki, yeni bir alışkanlık, diyet vb.)
Yaratıcılığın yönlendirilmek istendiği şeyin ne olacağının belirlenmesi
**ASTROTAVSİYE:** Bu aşamada karar alma, harekete geçme ve uygulama, normalden çok daha kolaydır. Enerjinin henüz şekillenmemiş yoğun karanlık bir güç olarak tezahür ettiği yeni ayda, anlamlandıramadığınız içsel aciliyet duygusunu yaratım enerjisine dönüştürebilirsiniz.
**YENİAYDAN DOLUNAYA BÜYÜYEN AY FAZI;**
Hicri 2.-13. Günler;
Belirlenen tohum ve başlangıç için adımların atılması
Hedeflediğiniz şey için gerekli kaynakların araştırılması ve eksiklerin giderilmesi
Enerji ve kaynakların büyütülmesi ve hedefe odaklanılması
Önceki aşamalarda belirlenen hedef için emek verme ve gerekenleri yapma
Harekete geçerken karşılaşılan engelleri ve kendinizi sabote etme davranışlarını fark edip çözüm üretme
**ASTROTAVSİYE:** Yeni Ay'da başlatılan durumlar, iyi veya kötü fark etmeksizin devam edip artacağı için bu aşamalarda düşünce, niyet ve davranışlara dikkat edilmelidir.
**DOLUNAY FAZI;**
Hicri 13-15. Günler
Yeniayda her ne ekildiyse onu en büyük biçimde projekte eden ve patlayıcı enerjilerin hakim olduğu bir zamandır.
Planlanan proje veya ürünün genel hatlarının ortaya çıkması ve dış dünyada görünür olarak ‘diğerlerine’ sunulması
Ürün ve hedeflerin topluma sunulması sonrası geri bildirimlerin değerlendirilmesi
Ortaya çıkan sonucun her yönüyle kabullenilmesi
**ASTROTAVSİYE:** Yeniayda doğru başlangıçlar yaparak sağlıklı bir şekilde yönlendirilen enerji sayesinde, dolunay zamanlarını patlamaya hazır bir bomba gibi geçirmek yerine, tohumunu ektiğiniz oluşumun size ve topluma faydalarını seyrederek değerlendirebilir ve dışarıdaki kaos içinde dinginliği koruyan biri olabilirsiniz.
**DOLUNAYDAN BALSAMİK FAZA KÜÇÜLEN AY EVRESİ:**
Hicri 16-28. Günler
Dolunaydan sonra ayın aydınlık kısmı azalmaya başlar.
Ay gittikçe küçülür ve doğu ufkunda güneş doğmadan kısa bir süre önce görünür.
Başlangıçtaki yüksek enerjinin azalarak dengelenmesi
Edinilen becerilerin ve fark edilen eksik yönlerin değerlendirilerek deneyim hafızasına eklenmesi
Oluşan yeni durum ve koşullara uyum sağlama ve kendini geliştirme
Açığa çıkan gölge duyguların yarattığı enerjinin edinilen deneyimlere aktarılması ve bir sonraki döngüde kullanılmak üzere sağaltılması
**BALSAMİK FAZ:**
Ay, yeni ay evresine geri döner ve Dünya'dan neredeyse hiç görünmez. Bir sonraki hilalin görülmesiyle yeni bir hicri ay başlar.
Eksik kalan şeylerin, istenip de tezahür ettirilemeyen şeylerin şükür duygusu ile serbest bırakılması
Sonuç ne olursa olsun içsel bir kutlama ile öz varlığın ve çabanın onurlandırılması
Süreçte engeller çıkaran alışkanlık, ilişki, duygu ve durumları görme ve bunlardan arınma
**ASTROTAVSİYE:** Bitiş ve sonlanış enerjisinin hakim olduğu balsamik fazları, gerginlik ve kayıp yerine; yaratıcılığınızın ve verdiğiniz emeklerin sonuçlarını hasat ettiğiniz ve bir sonraki ay döngüsüne yepyeni kaynaklar ve deneyimlerle geçtiğiniz bir sonlanma olarak deneyimleyebilirsiniz.

Blog post 2- Nisan 20, 2026

Blog post 3- Nisan 24, 2026
Gökyüzünün en sıradışı aktörlerinden biri olan Uranüs, yakın zamanda gerçekleştireceği burç değişimiyle şu sıralar çok konuşuluyor. Gelin sizlerle bu geçişin neden özel bir durum olduğunu ve uranüsün yaşamlarımıza kattığı rengi anlamamıza yardımcı olacak bir bilgi yolculuğuna çıkarak, enerjisini pek sevdiğim Uranüs'ü daha yakından tanıyalım:)
Uranüs, astrolojide "yavaş hareket eden" dış gezegenler grubundadır. Hareketleri çok ağır olduğu için etkileri hem bireysel hayatımızda uzun vadeli krizler ve uyanışlar yaratır, hem de toplumsal düzeyde nesilleri etkileyen devrimleri tetikler. Bu nedenle de ‘kollektif’ gezegenler diye tabir edilen grupta yer alır. Kollektif gezegenler yavaş hareket ettikleri için bir neslin doğuşu onların tek bir burçtaki hareketine denk gelir; buna bağlı olarak da kişisel etkilerin yanı sıra ‘kollektif bilinç’ üzerinde nesilleri etkileyen enerjiler ortaya çıkarırlar.
Uranüs, Güneş etrafındaki bir tam turunu (Uranüs Dönüşü) yaklaşık 84 yılda tamamlar. Bu da onun ileri- sabit ve geri hareketlerinin kombinasyonu ile zodyaktaki 12 burçtan her birinde yaklaşık 7 yıl kaldığını; o burca ait olan 30 dereceyi bu sürede katettiğini gösterir.
Kollektif gezegenlerden olması nedeniyle uranüsün etkileri temelde kuşaksal (kollektif- nesil) etkisi ve bireysel olmak üzere 2 bakış ile incelenebilir.
Bir gezegenin ileri-durağan veya geri hareket dönemleri ise enerjinin nasıl ve ne yönde açığa çıkacağı hakkında ipuçları sunar.
Uranüs ileri giderken enerjisini dağıtır, retro yaparken içeri çeker; ama sabitken enerjiyi tek bir noktaya toplar. Bu, bir merceğin güneş ışığını tek bir noktaya odaklayıp yakması gibidir.

Blog post 4- Nisan 24, 2026
Bir insan doğduğunda Uranüs belirli bir konumdadır. Zamanla gökyüzündeki Uranüs, doğum haritanızdaki Uranüs'e belirli açılar yapar. Bu açılar, hayatın "kırılma noktaları" olarak bilinir:
A. Uranüs Karesi (18- 21 Yaş)- "İlk Büyük Uyanış"
Uranüs, doğum anındaki konumuna 90 derecelik sert bir açı yapar. Açının pik etkilerinin görüleceği zaman natal haritadaki Uranüsün derecesine göre değişir. Genel etki ise 18-21 yaş arasında deneyimlenir.
B. Uranüs Karşıtlığı (38- 42 Yaş)- "Orta Yaş Krizi"
Doğum haritanızdaki Uranüs'ün Natal pozisyonun tam karşısına gedönemdir. Açının pik etkileri
Açının pik etkileri natal haritadaki Uranüsün derecesine göre değişmekle beraber genel etki 38-42 yaşlar arasında deneyimlenir.
C. İkinci Uranüs Karesi (Yaklaşık 63 Yaş)- "Bilgelik ve Özgürleşme"
Uranüs seyrinde döngüsünü tamamlamadan önce doğum anındaki konumuna ikinci kez kare açı yapar.
D. Uranüs Dönüşü (84 Yaş)- "Kapanış ve Tamamlanma"
Uranüs, doğum anındaki konumuna geri döner.
Kısacası Uranüs'ün döngüleri, ruhun "konfor alanından" zorla çıkarılma takvimidir. Uranüs sizi sarsar, çünkü ancak sarsıldığınızda üzerinizdeki ölü derileri (eski alışkanlıkları, yanlış inançları) atabileceğinizi bilir. Özellikle Satürn döngüsüyle çakışan 28-30 yaş arasındaki dönemin; kişilerin hayatında haritadaki diğer dinamiklerle ilişkili olarak evlilik, boşanma, aldatılma, çocuk sahibi olma, kariyer değişiklikleri, büyük başarı ya da kayıplar, sevdiklerinin kaybı gibi kayda değer değişikliklerin olduğu ve bunların kişinin kimliğini ve iç dünyasını büyük oranda değiştirdiği olaylara denk geldiği gözlemlenmiştir.
Yaşamda esnek ve değişime açık olanlar bu süreçleri yenilenerek ve nispeten kolaylıkla bilişsel farkındalık düzeylerini yükselterek yaşarlar.
Uranüsün tabiri caizse yüksek voltajlı şimşeklerine eşlik eden yüksek bilgi ve değişim rüzgarları sertçe estiğinde, yumuşak olanlar esneyerek fırtınadan güçlenerek çıkarlar ancak sert gövdeli olan ve gelen güce direnenler direnç noktasından kırılırlar.
Sertlik, kontrol etme arzusundan gelir, esneklik ise bilinmeyene güvenmekten.
Bilmesek de anlayamasak da evrensel yaratımın bizi her zaman yaratılış amacımız yönünde deneyimlere ve en kâmil halimize yönlendirdiğine tam bir güven duymak fırtınada hayatta kalabilmenin en iyi yoludur. Yüksek aklı temsil eden Uranüs bizi sarsarken, İkizler'in esnekliğini kuşanıp "akışta" kalabildiğimizde, o sarsıntı bizi yok etmez aksine Merkürün de iş birliği ile bizi daha yüksek bir bilinç seviyesine taşır.
Burada Lao Tzu’nun şu sözü akla gelir; "Yumuşaklık ve esneklik yaşamla; sertlik ve katılık ölümle bağlantılıdır.
Lao Tzu'ya göre evrendeki en güçlü element su elementidir. Çünkü su: yumuşaktır girdiği kabın şeklini alır; karşısına çıkan engeli aşmak için onun etrafından dolanır ancak zamanla, en sert kayayı bile aşındırıp yok edebilir. Yani gerçek güç, sertlikte değil, uyum yeteneğindedir.
O zaman yazımızı şu güzel niyetle sonlandıralım; yaşamda ne yaşarsak yaşayalım 'Su gibi aziz olalım!'... Sevgiler :)

Blog post 5- Nisan 24, 2026
Uranüs, 26 Nisan 2026 itibariyle ikizler burcu ile ilk temasını gerçekleştiriyor. Peki bu bizler için ne ifade ediyor? Ve diğer gezegen geçişlerinden farkı nedir? Bu konu ayrı bir makale konusu ancak konunun anlaşılabilirliği açısından burada da kısaca bahsetmek istiyorum.
Bu astrolojik açıdan önemli bir olay çünkü Uranüs, astrolojide "yavaş hareket eden" dış gezegenler grubundadır ve Güneş etrafındaki bir tam turunu yaklaşık 84 yılda tamamlar. Bu da onun ileri- sabit ve geri hareketlerinin kombinasyonu ile zodyaktaki 12 burçtan her birinde yaklaşık 7 yıl kaldığını; o burca ait olan 30 dereceyi bu sürede katettiğini gösterir.
Hareketleri çok ağır olduğu için etkileri hem bireysel hayatımızda uzun vadeli krizler ve uyanışlar yaratır, hem de toplumsal düzeyde nesilleri etkileyen devrimleri tetikler. Bu nedenle de ‘kollektif’ gezegenler diye tabir edilen grupta yer alır. Kollektif gezegenler yavaş hareket ettikleri için bir neslin doğuşu onların tek bir burçtaki hareketine denk gelir; buna bağlı olarak da kişisel etkilerin yanı sıra ‘kollektif bilinç’ üzerinde nesilleri etkileyen enerjiler ortaya çıkarırlar. Bu konu ilginizi çekiyorsa Uranüsle ile ilgili diğer postları okuyarak bilgi sahibi olabilirsiniz.
Asıl konumuz olan Uranüs’ün ikizler geçişine gelecek olursak bu tabiri caizse iki çılgının bir araya gelişi gibi. Yüksek aklı temsil eden ve büyük uyandırıcı diyebileceğimiz Uranüs şok edici değişimleri, devrimleri, özgürleşmeyi ve teknolojik sıçramaları temsil eder. İki ileri bir geri giden kendine özgü hareket tarzı ve retrolarıyla meşhur ve zihnimizle bağlantıda olan Merkür’ün yönettiği İkizler ise iletişimin, zekanın, bilginin, ticaretin ve merakın burcudur.
Ezoterik astrolojide gezegenler oktavlar şeklinde düşünülür. Uranüs, Merkür'ün yüksek oktavı olarak kabul edilir. Merkür; zihin, mantık, dil, veri toplama, rasyonel ve analitik zeka ile ilişkili iken Uranüs: Yüksek akıl, evrensel şuur ile bağlantılı bilişsel sezgiler, dâhilik, anlık kavrayış ve buluşlarla bağlantılandırılabilir. Aralarındaki oktav farkını tanımlamak için Merkür adım adım yürürken, Uranüs ışınlanır diyerek anlatabiliriz.
Bu nedenle gökyüzünün en öngörülemez aktörü olan Uranüs, yaklaşık 84 yıllık döngüsünü tamamlayıp İkizler burcuna geçtiğinde, insanlık için yeni bir "zihinsel çağ" başlar. Uranüs bu yerleşimde insanın düşünce sisteminde "başkaldırı", "özgürleşme" ve "ani aydınlanma" mekanizmalarını tetikleyen bir etkiye sahiptir.
Uranüs’ün İkizler’deki yolculuğu, sadece bireysel hayatlarımızı değil, toplumların bilgiyle olan ilişkisini, eğitim sistemlerini ve iletişim kurma biçimlerini kökten değiştirecek bir enerji taşır.
Bu geçiş toplumsal düzeyde bir "Sertlikten Esnekliğe Geçiş" sınavı şeklinde deneyimlenebilir. Ama zaten uranüsün geçtiğimiz 7 yıldaki boğa seyri bizleri alışıldık sabit düzenlerimizde istemesekde ayırdığı ve pek çok alanda esnemeye zorladığı için bu etkiye biraz hazır olduğumuz düşünülebilir. Burada sadece sürecin çok daha hızlanmış ve değişken versiyonuna ikizlerin temsil ettiği daha zihinsel ve soyut alanlarda maruz kalacağız denebilir.
Katı eğitim sistemleri, eski teknolojiler; (kablolar, ağır mekanik aksamlar, analog sistemler), eski usülle işleyen her türlü sistem ve hantal yönetim biçimleri ve sabit fikirlerin yıkılması; yerine daha akışkan, dijital, kablosuz eğitim ve iletişim teknikleri ( hatta beyinlere yerleştirilecek nöroçiplerle konuşmadan iletişim), humanoid sistemler, yeni ve süper hızlı ulaşım araç ve yöntemleri, yapay zekanın pik yapması ve yaşamın her alanında yer alması gibi etkilerle gündelik yaşamın- pluto kova ile de uyumlu olarak- çok daha ‘modern- mekanik- metalik’ bir görünüme kavuşması beklenebilir.
Bu geçişin getireceği teknolojinin eski usulleri yenileme etkisiyle, drone ile sürüsünü yöneten çobanlar, ya da NEONGİNE ile akupunktur teşhisi yapan hekimler görebiliriz:)
Bilişsel anlamda ise uygun beyinlerde esnek ve çok yönlü bir bilinç sıçramaları, deha açığa çıkışları yaşanabilecekken diğer yönde otorite ve düzeni temsil eden şeylere karşı isyankarlık, uç olaylar, anarşi; toplumsal ve sosyolojik anlamda faydalı olan gelenek ve kültürel miras sayılabilecek bazı öğretilerin de yozlaşmış düşünce ve yaşam stilleri karşısında kayboluşunu izlemek de olasılık dahilinde maalesef.
Uranüs, elektrik radyasyon gibi yüksek enerjili ışınları da temsil eder ve hayatımıza "şimşekler" çaktırarak gelir. Uranüs'ün getirdiği şoklar, aslında bizim hayatımızdaki "sertleşmiş" alanları (katı inançlar, körü körüne bağlılıklar, hantal yapılar) tespit eder. Eğer biz Uranüs'ün getirdiği değişime karşı "sert" durursak, hayatımızda büyük kırılmalar (krizler) yaşarız. Ama eğer "esnek" kalabilirsek, Uranüs bizi yıkmak için değil, özgürleştirmek için gelmiştir.
İkizler bilinenin aksine sadece "iki karakterli olmak" değil, zıtlıkların bir arada yaşaması ve bu zıtlıklar arasında köprü kurma yeteneğidir. Sadece "iyi ve kötü" değil; aktif ve pasif, eril ve dişil, mantık ve sezgi gibi kutupların aynı anda var ve gerekli olduğunu öğretir. İkizler'in amacı, bu iki zıt kutbu birbirine düşürmek değil, onları birleştirerek senteze ulaşmaktır.
İkizler burcunun değişken, meraklı ve adaptasyon yeteneği yüksek yapısı bu geçişi kolaylaştırabilir ancak haritasında sabit niteliği yüksek olanlar ve değişimden hoşlanmayanlar bu ‘rollercoaster (hız treni)’ etkisine adapte olmakta zorlanabilirler. Bu geçişte İkizler'in "kararsızlık" gibi izlenen ama temelde birçok olasılığa açık olma şeklinde de ortaya çıkabilecek enerjisini kullanmak iyi bir hayatta kalma stratejisi olacaktır. Ezoterik olarak İkizler, evrendeki her şeyin bir zıddı olduğu prensibini (Hermetik prensiplerden biri) temsil eder.
Uranüs İkizler enerjisi, dengeli ve yapıcı yönüyle ruhun kolektif hapishaneden çıkışını temsil edebilir. Toplumun dayattığı rollerden, geleneklerin zincirlerinden ve "herkes böyle yapar" düşüncesinden kopup, kendi özgün kimliğini bulma sürecidir. Bu yüzden Uranüs, "Kozmik Özgürlük" ile de ilişkilendirilebilir.
Özetle Uranüs; bizi konfor alanımızdan zorla çıkaran, bizi şoke ederek uyandıran ve bize "Sen bundan daha fazlasısın, zincirlerini kır!" diyen evrensel bir enerji frekansıdır. Uranüs'ün geçişleri hayatımıza girdiğinde oluşan olay ve durumları doğru okuyabilirsek eski işe yaramayan benliğimiz ölür ve daha özgür bir benlik doğar. Kişisel düşünceme göre de insanoğlunun bu yaşama geliş amacı tam da budur. Kendi sınırlı zihin hapishanesinden yaratıcının sonsuz çeşitlilik ve güzellikteki evrensel senfonisini doğru ‘OKU’ yarak biricik, özgün ama uyumlu bir nota olabilmek…
Uranüs’ün hangi evinizden geçtiği, yukarıda bahsedilen etkileri bireysel bazda hayatınızın hangi alanında yaşayacağınızı belirler. Ev etkileri her zaman iki yönlü aks şeklinde izlendiğinden değerlendirme yükselenin bulunduğu ve hemen karşısında buluna. Eve göre yapılmalıdır (Ör: ikizler-yay aksı; 1 ve 7. Evler gibi)
Burada yapılan yorumlar genel etkileri anlatır, bireysel bazda haritadaki açılar ve stelyumlara göre farklı durumlar izlenebilir.
(Not: Yükselen burcunuza göre evlerinizi belirleyiniz.Ayrıca ev girişleri derece bazında farklı olabileceğinden ve etki yaklaşık 8 yıl süreceğinden etkiyi birbirini izleyen 2 ev ve aksta yaşayabilirsiniz.)
Sizde ani bir imaj değişikliği isteği doğabilir. Bunu kimliğinizde, dış görünüşünüzde (giyim tarzı ya da beden; yeni saç stili, estetik operasyonlar vs.) ya da düşünsel sisteminizde izleyebilirsiniz. "Ben kimim?" sorusuna verdiğiniz cevaplar tamamen değişir. Daha özgür, daha sıra dışı ve bağımsız bir kişiliğe bürünürsünüz. Çevreniz sizi "aniden değişmiş" olarak tanımlayabilir.
Yükselen Boğa: 2. Ev: Maddi Kaynaklar ve Değerler
Para kazanma yöntemlerinizde devrim yaşanabilir. Geleneksel maaşlı işler yerine dijital varlıklar, kripto paralar veya teknoloji tabanlı yeni kazanç kapıları açılabilir. Maddi değerlere bakış açınız tamamen değişir. Birden fazla gelir kaynağı oluşabilir. Eski işinizi yeni uranyen metodlarla yapabilirsiniz.
Yükselen Koç: 3. Ev: İletişim, Yakın Çevre ve Kardeşler
Uranüs Merkür’ün yönettiği İkizlerin doğal evindedir. Zihniniz bir şimşek gibi çalışmaya başlar. Çok hızlı öğrenir, çok hızlı konuşursunuz. Kardeşler veya yakın akrabalarla olan ilişkilerde ani kopuşlar veya beklenmedik yakınlaşmalar olabilir. Yazım ve konuşma dilinizde radikal bir değişim yaşarsınız. Yeni diller öğrenebilirsiniz. Aniden edebiyat veya oyunculuk yeteneğinizi keşfedebilirsiniz.
Yükselen Balık: 4. Ev: Yuva, Aile ve Kökler
Ev ve aile hayatınızda huzursuzluk veya ani değişiklikler olabilir. Aile büyükleriyle ilgili durumlar yaşanabilir. Beklenmedik bir taşınma, evin teknolojik olarak modernize edilmesi veya aile içindeki gizli sırların aniden açığa çıkması söz konusu olabilir. "Ev " kavramınız artık daha esnek hale gelir. Bu ev iç dünyanızı da temsil eder, iç dünyanızda sarsıcı değişimler yaşayabilirsiniz.
Yükselen Kova: 5. Ev: Aşk, Yaratıcılık ve Çocuklar
Aşk hayatınızda "sıra dışı" kişilere çekilebilirsiniz. Ani ilişki başlangıçları, yıldırım nikahları olabilir. İlişkilerde özgürlük ihtiyacı artar. Yaratıcı projelerinizde dahi fikirler ortaya atabilirsiniz, kullanmadığınız yeteneklerinizi kullanmaya başlayabilirsiniz. Çocuk sahibi olunabilir ya da çocuklarla ilgili beklenmedik sürprizler yaşanabilir.
Yükselen Oğlak: 6. Ev: İş Ortamı, Günlük Rutinler ve Sağlık
Çalışma şekliniz tamamen değişebilir (örneğin; ofisten tamamen uzaktan çalışmaya geçiş). Günlük rutinleriniz artık standart değil, değişken olur. Sağlık konusunda ise özellikle sinir sistemi ve solunum yolları (İkizler teması) hassaslaşabilir; stres yönetimi kritik önem kazanır.
Yükselen Yay: 7. Ev: İkili İlişkiler ve Ortaklıklar
İlişkilerde ani şoklar, başlangıç ve bitişler ya da ilişkinin tabiri caizse evrim geçirmesi yaşanabilir. Sıradışı ilişki ve ortaklıklar kurulabilir. Kısıtlandığınızı hissettiğiniz bir ilişkiden aniden özgürleşme isteği ve isyankar duygular açığa çıkabilir Partnerinizle olan iletişiminizde "zihinsel ve düşünsel uyum" ile iletişim kurabilme ihtiyacınız her şeyin önüne geçer.
Yükselen Akrep: 8. Ev: Ortak Paralar, Krizlerle Dönüşüm ve Okültizm
Miraslar, parasal konular, borçlar veya eşin veya başkalarının kaynak ve parasıyla ilgili beklenmedik gelişmeler yaşanabilir. Psikolojik olarak derin bir dönüşüm sürecine girebilirsiniz. Öte alemler, metafizik olaylar, astroloji ve gizli ilimlere olan ilginiz aniden artabilir; zihinsel bir aydınlanma yaşayabilirsiniz.
Yükselen Terazi: 9. Ev: Yüksek Öğrenim, İnançlar ve Uzak Yollar
Dünya görüşünüz, evrene ve dine bakışınız tamamen değişebilir. Dar baktığınız alanlar genişler. Eski inançlarınızı sorgular, radikal yeni felsefeler benimseyebilirsiniz. Beklenmedik bir yurt dışı seyahati veya aniden yön değiştiren bir akademik kariyer söz konusu olabilir.
Yükselen Başak: 10. Ev: Kariyer ve Toplumsal Statü
Mesleğinizde ani ve sık yön değişiklikleri yaşayabilirsiniz. Toplum önündeki imajınız "yenilikçi" veya "asi" olarak yorumlanabilir. Dijital dünyada ün kazanmak veya teknoloji odaklı bir kariyere geçiş yapmak bu dönemin etkisi olabilir.
Yükselen Aslan: 11. Ev: Sosyal Çevre, Arkadaşlar ve Hayaller, Kollektif Amaçlar
Arkadaş çevreniz ya da kendinizi ait hissettiğiniz topluluk, durum ve olgular tamamen değişebilir. Sizi kısıtlayan gruplardan ayrılıp, vizyoner, dahi ve sıra dışı insanlarla bir araya gelebilirsiniz. Kalabalık gruplarda kendinizi ifade etme şekliniz ya da pozisyonunuz değişebilir. Gelecek planlarınız aniden güncellenebilir, bireysel hedef ve planlardan çıkıp daha bütüncül, daha global hedeflerle ilgilenmeye başlayabilirsiniz. Bu süreçte uzun vadeli hedeflerinize ve ideallerinize götüren olay ve oluşlar hızlanabilir.
Yükselen Yengeç: 12. Ev: Bilinçaltı, İzolasyon ve Spiritüellik
Bilinçaltınızda bastırılmış korkularınızla yüzleşmenize neden olan kişi ve olaylarla karşılaşabilirsiniz. Zorlayıcı olan bu süreç, sizin için büyük bir özgürleşme sağlayabilir. Rüyalarınız çok daha canlı ve mesaj dolu olabilir. Sizden saklanan sırlar ya da gizli kalmış bilgilerle karşılaşabilir, yaşanan deneyimler sonucunda spiritüel bir uyanış yaşayabilirsiniz.

İlgi alanlarıma dair merak ettiğiniz konuları ednastroloji19@gmail.com üzerinden bize iletirseniz, ilerleyen zamanlarda o konudaki içerikleri buradan okuyabilirsiniz. Fikirleriniz bizim için değerlidir.
Diş hekimliği, çene cerrahisi, akupunktur tedavileri ve astroloji konularında soru ve talepleriniz için info@ednayesil.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
Her katmanda şifa bulmak için bilginin gücüyle içsel yolculuğunuza adım atın.

İçerik ve paylaşımlarımızın sizlere katkı sağladığını bilmek bizi mutlu ediyor. Deneyiminizle ilgili görüşlerinizi paylaşarak diğer ziyaretçilere yardımcı olabilirsiniz!